Sinan ve Süleymaniye

Osmanlı · 1557 · İstanbul · 3 perde · 5 dk

1550'de, Haliç'e bakan bir sırtta, Kanuni Sultan Süleyman'ın camisinin temeli atılır. Mimarbaşı Sinan, caminin çevresine medreseler, bir şifahane, bir imaret ve dükkânlarla bir külliye kurar. Cami 1557'de açılır; otuz yıl kadar sonra Sinan, aynı külliyenin bir köşesine gömülür.

Perdeler

  1. I. PerdeEski Saray'ın BahçesiBir askerden mimarbaşına, bir sırttan bir temele1 dkÜcretsiz
  2. II. PerdeYedi Yıllık ŞantiyeTaşlar, sütunlar, bir kubbe ve bir anahtar2 dkAbonelere açık
  3. III. PerdeMimarların PiriKülliye, türbeler ve Sinan'ın anıları2 dkAbonelere açık

I. Perde · Eski Saray'ın Bahçesi

Sinan'ın ne zaman doğduğunu kesin olarak bilmiyoruz. Bildiğimiz şu: Kayseri yöresinden devşirildi, Yavuz Sultan Selim döneminde İstanbul'a getirildi ve zamanla yeniçeri oldu.

Yıllarca seferlere katıldı. Belgrad'ı, Rodos'u, Mohaç'ı gördü. Ordunun yolunu açan işlerde ustalaştı. Van Gölü'nde kadırgalar yaptı; 1538'de Prut Irmağı'nın üzerine on üç günde bir köprü kurdu.

1530'ların sonunda hassa mimarlarının başına, yani mimarbaşılığa getirildi. Artık başkentte ve taşrada yapılan devlet binaları, yakından ya da uzaktan, onun denetiminden geçecekti. Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Mehmed genç yaşta ölmüştü; Sinan'ın onun adına yaptığı cami 1548'de tamamlandı.

Sıra, otuz yıldır tahtta olan padişahın kendi camisine geldi. Yapının yeri Haliç'e bakan bir sırttı: Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u aldıktan sonra yaptırdığı Eski Saray'ın arazisinden ayrılan bir parça. Yamaç Haliç'e doğru iniyordu. Sinan bazı yapıları bu eğime basamak basamak yerleştirecek, kimilerine de alt katlar ekleyecekti.

1550'de temel atıldı. Törende padişah da hazırdı. İlk taşı, mihrap duvarının yükseleceği yere Şeyhülislam Ebussuud Efendi koydu.

Atılan, yalnızca bir caminin değil, bir külliyenin temeliydi. Caminin çevresinde medreseler, bir şifahane, bir aşevi, misafirhaneler ve dükkânlar yükselecekti.

Sonraki perdeler Perde Tarih uygulamasında, abonelere açık.

Kaynakça

Barkan; Necipoğlu; Crane ve Akın; TDV İslâm Ansiklopedisi

  • Makale

    Mülayim, Selçuk. “Süleymaniye Camii ve Külliyesi.” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 38, s. 114–119. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2010.

  • Makale

    Mülayim, Selçuk. “Sinan.” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 37, s. 224–227. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2009.

  • Kitap

    Barkan, Ömer Lütfi. Süleymaniye Cami ve İmareti İnşaatı (1550–1557). 2 cilt. Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1972–1979.

  • Kitap

    Necipoğlu, Gülru. The Age of Sinan: Architectural Culture in the Ottoman Empire. Londra: Reaktion Books, 2005.

  • Makale

    Necipoğlu-Kafadar, Gülru. “The Süleymaniye Complex in Istanbul: An Interpretation.” Muqarnas 3 (1985): 92–117.

  • Kitap

    Crane, Howard ve Esra Akın (haz. ve çev.). Sinan's Autobiographies: Five Sixteenth-Century Texts. Ed. ve önsöz: Gülru Necipoğlu. Studies and Sources in Islamic Art and Architecture: Supplements to Muqarnas 11. Leiden ve Boston: Brill, 2006.

Editör notu

Temel atma töreninin yılı (957/1550) kesindir. Ayı ve günü kaynaklarda farklı verilir; TDV İslâm Ansiklopedisi 13 Haziran 1550'yi kabul edilebilir bulur. Ana kubbenin kapatılışı TDV İslâm Ansiklopedisi'nde 16 Ağustos 1557, Erhan Afyoncu gibi başka yazarlarda 16 Ağustos 1556 olarak verilir. Tezkiretü'l-Bünyân'a göre kubbe kapandıktan sonra iş bir süre uzadı ve Sinan padişaha camiyi iki ayda bitirme sözü verdi. Bu sıralama 1556'yla daha iyi uyuşur; bu yüzden hikâyede gün verilmedi, iki yıl birlikte anıldı. Açılış günündeki anahtar sahnesi Sinan'ın kendi anlatımına dayanır; bu anlatımı otuz yıl kadar sonra Sâî Mustafa Çelebi yazıya geçirdi. Cami açıldığında külliyenin bazı yapıları bitmemişti; bunların kimileri ancak 1559'da tamamlandı. Kubbenin ölçüleri kaynaklarda farklıdır: Çap için 26,2 ile 27,5 metre, yükseklik için 50 ile 53 metre arası değerler verilir. Sinan'ın doğum yılı bilinmez; 1491'den önce doğduğu da, 1490'ların ortasında doğduğu da ileri sürülür. Mimarbaşılığa getirilişi de 1538 ya da 1539 diye farklı tarihlenir. On şerefenin Kanuni'nin onuncu Osmanlı padişahı oluşuna işaret ettiğini, Sinan'ın hayatını anlatan beş metinden Tuhfetü'l-Mi'mârîn ile Evliya Çelebi yazar (Necipoğlu-Kafadar 1985). TDV İslâm Ansiklopedisi bu yorumu, dört minareyi Kanuni'nin İstanbul'da hüküm süren dördüncü padişah oluşuna bağlayan yorumla birlikte halk söylentisi sayar. Dört granit sütunun Baalbek, İskenderiye, Saray-ı Âmire ve Kıztaşı'ndan getirildiğini Sâî'nin Tezkiretü'l-Bünyân'ı yazar; Barkan'ın yayımladığı belgeler arasında bu taşımalar için çıkarılmış emirler de vardır. Michael Rogers ise bugün yerinde duran sütunların bunlar olduğundan kuşku duyar.

Yapay zekâ ile yazıldı · kaynaklarla doğrulandı

Bu hikâyenin taslağını yapay zekâ yazdı; yayımlanmadan önce kaynaklarıyla karşılaştırılarak doğrulandı.