Nika İsyanı
Ocak 532'de Konstantinopolis Hipodromu'nda birbirine düşman Maviler ve Yeşiller, iki mahkûm için af isterken birleşir ve ortak bir parola seçer: Nika. Günlerce süren isyanda Ayasofya yanar, kalabalık yeni bir imparator ilan eder; Prokopios'un aktardığına göre Theodora kaçmayı reddeder. İsyan Hipodrom'da büyük bir kıyımla biter ve küllerin üzerinde yeni bir Ayasofya yükselir.
Perdeler
- I. PerdeMavi ve Yeşil
- II. PerdeAlevler ve Bir Konuşma
- III. PerdeKüllerden Bir Kubbe
I. Perde · Mavi ve Yeşil
532 yılının ocak ayında Konstantinopolis'in kalbi Hipodrom'du. Ayasofya'nın güneybatısındaki bu büyük meydanda araba yarışları yapılır, imparator yarışları sarayına bitişik locasından izlerdi. Bugün aynı yerde Sultanahmet Meydanı uzanıyor.
Yarışan takımlar renklerle anılırdı. En güçlü iki taraf Maviler ve Yeşillerdi. Taraftarları sokaklarda birbirine girer, kimi zaman kan dökerdi. Dönemin tarihçisi Prokopios bu tutkuya ruhun bir hastalığı der.
İmparator Justinianus 527'den beri tahttaydı. Tahta çıkmadan önce Mavileri kolladığı bilinirdi. İmparator olunca iki tarafın suçlarının da ayrım gözetmeden cezalandırılmasını emretti.
Şehir valisi Eudaimon, bir kargaşada işlenen cinayetler için iki taraftan yedi kişiyi suçlu buldu. Dördünün başının kesilmesine, üçünün asılmasına karar verdi. İdam yeri Haliç'in karşı kıyısında, bugünkü Galata yakasındaydı. Ama asılanlardan ikisi darağacından canlı olarak yere düştü. Biri Maviydi, öteki Yeşil. Yakındaki Aziz Konon Manastırı'nın keşişleri ikisini bir kayıkla şehre geçirip Aziz Laurentios Kilisesi'ne sığındırdı. Vali, kilisenin başına asker dikti.
Üç gün sonra, 13 Ocak'ta Hipodrom'da yarışlar vardı. Maviler de Yeşiller de imparatordan bu iki adam için af diledi. Cevap gelmedi. Yirmi ikinci yarışta iki taraf birlikte bağırmaya başladı ve merhametli Mavilere ve Yeşillere uzun ömür diledi.
Yarışlardan sonra birbirlerine bir parola verdiler: Nika. Yunanca “Yen!”, yani “Üstün gel!” demekti ve isyan bu adla anılacaktı. Akşam valilik binasına yürüdüler. Cevap alamayınca hapishaneyi açtılar ve binayı ateşe verdiler.
Kaynakça
Kitap
Prokopios. History of the Wars, Books I and II: The Persian War. Çev. H. B. Dewing. Procopius I, Loeb Classical Library 48. Londra: William Heinemann; Cambridge, MA: Harvard University Press, 1971 (ilk baskı 1914). Nika isyanı: I.24.
Kitap
Prokopios. Buildings. Çev. H. B. Dewing, Glanville Downey'nin katkısıyla. Procopius VII, Loeb Classical Library 343. Cambridge, MA: Harvard University Press; Londra: William Heinemann, 1961 (ilk baskı 1940). Ayasofya: I.1.
Kronik
Ioannes Malalas. The Chronicle of John Malalas. Çev. Elizabeth Jeffreys, Michael Jeffreys ve Roger Scott. Byzantina Australiensia 4. Melbourne: Australian Association for Byzantine Studies, 1986. Nika isyanı: XVIII.71.
Kronik
Chronicon Paschale 284–628 AD. Çev. Michael Whitby ve Mary Whitby. Translated Texts for Historians 7. Liverpool: Liverpool University Press, 1989. Nika isyanı: s. 112–127.
Kitap
Bury, J. B. History of the Later Roman Empire from the Death of Theodosius I to the Death of Justinian (A.D. 395 to A.D. 565). C. 2. Londra: Macmillan, 1923. Nika isyanı ve Ayasofya: s. 39–52.
Makale
Eyice, Semavi. “Ayasofya.” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4, s. 206–210. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 1991.
Makale
Cantay, Tanju. “Atmeydanı.” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4, s. 82–83. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 1991.
Editör notu
İsyanın en ayrıntılı anlatıları Prokopios'un Savaşlar'ında ve büyük ölçüde Malalas'ın kroniğine dayanan Paskalya Kroniği'ndedir; ikisi bazı noktalarda ayrılır. Theodora'nın konuşmasını Prokopios aktarır; antik tarihçilerin geleneğinde böyle konuşmalar yazarın kaleminden çıkar. Paskalya Kroniği'ni çeviren Michael ve Mary Whitby, Prokopios'un konuşmayı anlatısının doruğuna bilerek yerleştirdiğini, kaçma seçeneğinin daha önceki günlerde konuşulmuş olabileceğini düşünür. Konuşmanın sonundaki eski söz İsokrates'te tiranlık için söylenir; Prokopios'ta hükümdarlık olur. Hipodrom'daki ölü sayısı kesin değildir: Prokopios otuz binden fazla, Malalas otuz beş bin kadar, Paskalya Kroniği “sayıyı tahmin edenlere göre” otuz beş bin der; Ioannes Lydos'un verdiği elli bini Bury abartılı bulur, Midillili Zaharias'a atfedilen kronik ise seksen binden fazla der. Ayasofya'nın hangi gün yandığı da kaynaklarda farklıdır: Malalas 13 Ocak akşamını, Paskalya Kroniği isyanın ikinci ya da üçüncü gününü gösterir; Theophanes gün vermez, ama yangını Sampson Hastanesi'nin yanışından sonra anlatır. Prokopios, Hypatios'un saraydan gönderilişini cumartesi akşamına, Paskalya Kroniği pazar sabahki yeminin sonrasına koyar. Hypatios'un rolü de tartışmalıdır: Prokopios onu kalabalığın zorladığını yazar, ama bazılarının onun imparatordan yana olduğunu söylediğini de ekler. Paskalya Kroniği'ne göre Hypatios, Hipodrom'dan saraya gizlice bir haberci yollayıp imparatorun düşmanlarını orada topladığını bildirmek istemiş, ama haberci imparatora ulaşamamıştır. Narses'in Mavilere para dağıtmasını kronikler anlatır, Prokopios anmaz. Ayasofya'nın açılışı TDV İslâm Ansiklopedisi'nde 27 Aralık 537'dir; Bury ise açılış törenlerini 26 Aralık'a koyar.
Yapay zekâ ile yazıldı · kaynaklarla doğrulandı
Bu hikâyenin taslağını yapay zekâ yazdı; yayımlanmadan önce kaynaklarıyla karşılaştırılarak doğrulandı.