İstanbul'un Fethi
1452'de genç Sultan II. Mehmed, Boğaz'ın en dar yerine bir hisar yaptırır; Urban adlı bir usta onun için dev bir top döker. Nisan 1453'te kuşatılan Konstantinopolis'te Haliç'in girişi bir zincirle kapalıdır; Osmanlı gemileri karadan çekilerek Haliç'e indirilir. 29 Mayıs sabahı surlar aşılır; son Bizans imparatoru XI. Konstantinos o gün hayatını kaybeder. Şehir, Osmanlı'nın yeni başkenti olur.
Perdeler
- I. PerdeBoğazkesen
- II. PerdeHaliç'teki Zincir
- III. PerdeSon Sabah
I. Perde · Boğazkesen
Şubat 1451'de İkinci Murad öldü ve on sekiz yaşındaki oğlu İkinci Mehmed, çocukken kısa bir süre oturduğu tahta yeniden çıktı. Gözü Konstantinopolis'teydi. Bin yılı aşkın bir süredir Bizans'ın başkenti olan şehir, karada artık Osmanlı topraklarıyla çevriliydi; Trakya'da imparatorluğa yalnızca birkaç kasaba kalmıştı. Ama şehrin surları hâlâ ayaktaydı.
1452'de Mehmed, Boğaz'ın en dar yerinde, Rumeli yakasında bir hisar yaptırmaya başladı. Karşı kıyıda Yıldırım Bayezid'in yaptırdığı Anadolu Hisarı duruyordu. Yeni hisar birkaç ay içinde, ağustosun sonunda tamamlandı. Dönemin kaynakları ona Boğazkesen der; bugün Rumeli Hisarı adıyla biliniyor. Karadeniz'den gelen gemiler artık onun toplarının önünden geçmek zorundaydı.
Hisar daha yükselirken Mehmed'in yanına bir top ustası geldi. Tarih onu Urban adıyla anar; Bizanslı tarihçi Dukas, Macar olduğunu yazar. Urban yıllar önce Konstantinopolis'e gelmiş, ama imparatorun ona bağladığı küçük ücreti bile alamamıştı. Mehmed onu iyi karşıladı ve surları yıkabilecek bir top istedi. Dukas'a göre dev tunç top üç ayda döküldü.
26 Kasım 1452'de, yelkenlerini indirmeden geçmek isteyen bir Venedik gemisi Boğazkesen'in büyük topuyla batırıldı. Gemi, kuşatılmak üzere olan şehre arpa taşıyordu.
Ocak 1453'te Urban'ın topu Edirne'de denendi. Dukas'a göre patlamanın sesi on milden uzağa ulaştı, gülle bir mil öteye düştü. Şubatta top yola çıkarıldı. Birbirine bağlanmış otuz arabayı altmış öküz çekiyor, iki yanda iki yüzer kişi topu dengeliyordu. Yolculuk iki ay sürdü.
Bahar gelirken top da, ordu da şehrin surlarına yaklaşıyordu.
Kaynakça
Makale
Emecen, Feridun. “İstanbul” (İstanbul'un Fethi bölümü). TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 23, s. 212–220. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2001.
Makale
İnalcık, Halil. “Mehmed II.” TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 28, s. 395–407. Ankara: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2003.
Makale
İnalcık, Halil. “İstanbul” (Türk Devri bölümü). TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 23, s. 220–239. İstanbul: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 2001.
Kronik
Doukas. Decline and Fall of Byzantium to the Ottoman Turks: An Annotated Translation of “Historia Turco-Byzantina”. Çev. Harry J. Magoulias. Detroit: Wayne State University Press, 1975.
Kronik
Barbaro, Nicolò. Giornale dell'assedio di Costantinopoli 1453. Yay. haz. Enrico Cornet. Viyana: Libreria Tendler & Comp., 1856.
Kronik
Kritovoulos. History of Mehmed the Conqueror. Çev. Charles T. Riggs. Princeton: Princeton University Press, 1954.
Kronik
Tursun Bey. Târîh-i Ebü'l-Feth. Haz. A. Mertol Tulum. İstanbul: İstanbul Fetih Cemiyeti, 1977.
Editör notu
Halil İnalcık, Mehmed'in ikinci kez tahta çıktığında on dokuz yaşında olduğunu yazar; bu yaş hicri takvime göre doğrudur, miladi takvimle Mehmed on sekiz yaşındaydı. Rumeli Hisarı'nın inşaatının başladığı tarih de kaynaklarda farklıdır: İnalcık hisarın ilk bölümünün Şubat 1452'de yükseldiğini yazar; Barbaro mart ayını verir, Dukas işin mart biterken başladığını anlatır, Feridun Emecen nisanı verir. Hisarın Ağustos 1452 sonunda tamamlandığı konusunda ise kaynaklar birleşir. Top ustasının Urban (Orbanos) adı Bizanslı tarihçi Halkokondilis'te geçer; Macar olduğunu Dukas yazar, kökeni hakkında başka görüşler de vardır. Topun döküm süresi, Edirne'deki denemesi ve taşınması Dukas'ın anlatımına dayanır. Osmanlı ordusu için kaynaklar yüz bin ile üç yüz bin arasında sayılar verir; Dukas dört yüz bini aşan bir rakam aktarır. Emecen yüz bin dolayını daha gerçekçi bulur. Karadan çekilen gemilerin sayısı Barbaro'da 72, Dukas'ta 80, Emecen'de 60–70 kadardır; gemilerin Tophane'den mi, Dolmabahçe ya da Beşiktaş'tan mı çekildiği tartışmalıdır. Dukas, gemileri karadan çekme planının 20 Nisan yenilgisinden sonra kurulduğunu anlatır; Emecen ise planın muhtemelen önceden düşünülüp hazırlandığını, gemilerin birkaç gün içinde tepelere çekilip 21–22 Nisan gecesi Haliç'e indirildiğini düşünür. XI. Konstantinos'un ölümü her kaynakta başka anlatılır. Barbaro ondan haber alınamadığını yazar; ona ulaşan söylentiye göre imparator ölüler arasında görülmüş, Türkler Topkapı'dan girerken boğulmuştur. Emecen bu sözü, imparatorun kendini boğarak canına kıydığı biçiminde okur. Dukas yalnız kalıp yaralanarak düştüğünü, Tursun Bey kim olduğunu bilmeyen yaralı bir azebin onu öldürdüğünü yazar; Kemalpaşazâde bu konuda pek çok rivayet bulunduğunu belirtir. Osmanlı askerlerinin açık unutulmuş küçük bir kapıdan (Kerkoporta) girdiği anlatısı, kuşatma sırasında şehirde bulunmayan Dukas'a aittir. Türk geleneğinin Ulubatlı Hasan diye andığı, surlara ilk çıkanlardan Hasan adlı yeniçerinin hikâyesi Osmanlı kroniklerinde geçmez; bilinen kaynağı, imparatorun yakın adamı Sfrancis'e atfedilen, ama 16. yüzyılda Makarios Melissenos'un büyük ölçüde genişlettiği kabul edilen uzun kroniktir. Son günlerde Ortodokslarla Katoliklerin Ayasofya'da birlikte dua ettiğini Emecen de anlatır, ama bu sahne büyük ölçüde aynı geç kronikten bilinir; Barbaro ise 28 Mayıs'ta bile Rumların ahşap siperleri surlara taşımak için önce para istediğini, Venediklilerin bu parayı kendi keselerinden ödediğini yazar. Padişahın şehre girip Ayasofya'ya gittiği gün Dukas ile Emecen'de fetih günü, İnalcık'ta 30 Mayıs'tır. Savaş geleneği askere üç gün yağma hakkı tanıyordu; yağmanın ne kadar sürdüğü de tartışmalıdır: Sfrancis üç gün sürdüğünü kaydeder, İnalcık 30 Mayıs'tan sonra durduğunu, Emecen ise fetih günü akşama doğru yatıştığını yazar. Kritovulos, çarpışmalarda ve yağmada dört bin kadar kişinin öldüğünü, elli binden fazla kişinin esir alındığını yazar. Padişahın gözyaşlarını anlatan Kritovulos, sonradan Osmanlı adına İmroz'u yönetmiş ve eserini II. Mehmed'e sunmak üzere yazmıştır.
Yapay zekâ ile yazıldı · kaynaklarla doğrulandı
Bu hikâyenin taslağını yapay zekâ yazdı; yayımlanmadan önce kaynaklarıyla karşılaştırılarak doğrulandı.